Yaşı büyük olanlar tarafından hep anlatılır; eskiden şöyle doğal, şöyle organik beslenirdik diye. Hatta şimdi “organik” adı altında daha yüksek fiyatlara satılan ürünleri aldığımız için de bu tarz eleştirilere maruz kalıyoruz. Aslında mantıklı düşününce hakikaten eskiden daha doğal beslenildiği sonucuna varıyoruz. Mesela bugün gıdaların doğallığını bozan neler var? GDO, biyogenetik uygulamalar, tohumların genetiği ile oynanması, tarımsal ilaçlar… Bütün bu sayacağımız etkenler teknoloji ile hayatımıza girdi biliyoruz değil mi? Bahsedilen kadar eskiden ne bu kadar tarımsal ilaç üretecek şirket vardı, ne de mikroorganizmanın genetiğini değiştirecek teknoloji. Yani bu konuda haklı olduklarını söyleyebiliriz. Ama asıl soru şu; doğallığı günümüzde de yakalayabilir miyiz? Aslında evet. Bu konuda atılmış ve destekleriniz ile büyüyecek çok önemli adımlar var. Bu adımların kronolojisi ve amaçları hakkında bugünkü yazımız. Bence kaçırmayın.  

 

Bahsedeceğimiz adımlar hangileri biliyor musunuz? Gıda kooperatifleri. Ancak tabi tek kooperatifler bu değil. Kooperatiflerin ilk adımları görebilmek için biraz geriye gitmemiz lazım. Biraz dediysem Osmanlı öncesine… Bazı araştırmacılar 12. yüzyıldaki Ahilik organizasyonunun kooperatifçilik akımının ilk yansıması olarak kabul eder. Sonra 19, yüzyılda, şu anda Sırbistan sınırları içindeki Niş’te finansal gelişmelerden muzdarip çiftçilerin başlattığı “ülke sandığı” adı altında bir kooperatif kurulmuş, ki bu gelişmenin üstüne de İstanbul’da Ziraat Bankası kurulmuş. 1914 yılında ise Aydın’da incir üreticileri tarafından “Kooperatif Aydın İncir Müstahsilleri Ortaklığı” adıyla ilk tarım satış kooperatifi kuruldu. Onu Fiskobirlik ve Çukobirlik gibi günümüzde bilinen kooperatifler izledi. Tabi ilk ortaya çıkış amaçları çiftçilerin haklarını korumak ve çiftçilerin iş birliği ile üretimi arttırmaktı. Ama şimdi gelişen teknoloji ile kooperatifler doğallığın bulunabildiği yerler oldu. Doğal şartlar altında, yeterli düzeyde ilaç kullanımı ile veya hiç ilaç kullanılmadan yetiştirilen ürünleri çeşitli besin maddelerine dönüştürerek ya da doğrudan satışa sunan yerlerdir günümüzde kooperatifler. Tabi gıda kooperatifleri sadece tarım ürünlerinden ibaret değildir. Su ürünleri kooperatifleri ve şeker pancarı kooperatifleri de mevcuttur.

 

Doğal gıdaya ulaşımın zorlaşması ile tüm dünyada kooperatifçilik bir akıma dönüştü ve yaygınlaştı. Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde kurulan kooperatifler insanlara hem doğal beslenebilmeyi hem de kendi besinini üretebilmeyi vaat ediyor. Bazı kooperatiflerde üyeler sadece ürünleri kendileri için üretiyor ve kendi aralarında paylaşıyor. Yani kooperatifler için satış yapmak zorunlu değildir. Bu tip kooperatifler bağışlarla devamlılıklarını sağlar. Bu arada bizim konumuz gıdayla ilgili olduğu için gıda kooperatiflerinden bahsettik. Ama kooperatif kelimesinin anlamına uygun olarak iş birliği sağlanan her türden kooperatif olabilir.

 

Kaynaklarım:

  1. http://koop.ticaret.gov.tr/bilgi-bankasi/tarim-satis-kooperatifleri-ve-birlikleri/tarim-satis-kooperatifleri-ve-birliklerinin-tarihcesi
  2. http://www.fao.org/3/a-ar427e.pdf